Kalp Yetmezliği.. - BeRRa' nın DuyGu Denizi - Blogcu



Yگeήί گeήℓε Ўαگαмακ √αяκεή گεήگįz hαگяεŧįήℓε Ўαگαмακ zoяuмα GįdįЎoя...!!!Y

♥.ღ Profilim ღ.♥



Şimdi daha iyi anlıyorum ki, Nefes almak değilmiş yaşamak, Ateşlerde yanmak gibi birşey, Seni severken sensiz olmak...

♥ Son Yazılarım ღ

:::::::::: ... EVLİLER OKUYUN...! BEKARLAR DERS ALIN...! ::::::::::
:::::::::: Söylemeden Önce Son Kez Düşünün.. ::::::::::
:::::::::: YaGmuRum' a Bekleriz.. ::::::::::
:::::::::: Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın..! ::::::::::
:::::::::: Ya Aklın Başka Yerdeydi Ya Yüreğin ::::::::::
:::::::::: Gençliğe Hitabe ::::::::::
::::. Kendine İyi Bak .::::
::::. Bir Veda Havası .::::
:::... ♥ Seni Seviyorum' un Şiir Dili ♥ ...:::
:::... ♥ Yüreğimdesin ♥ ...:::
:::... ♥ Diğer Yarımsın ♥ ...:::
:::... ♥ Hayaller Yeter Mi ♥ ...:::
::::.. Kandil SMS Mesajları ..::::
::::.. Doğum Günü SMS Mesajları ..::::
::::.. Aşk SMS Mesajları ..::::
::::.. Anneler Günü SMS Mesajları ..::::
:::::.. Özlü Sözlerden Oluşan MSN Nickleri ..:::::
:::::.. İngilizce MSN Nickleri ..:::::
:::::.. Kırık Kalp MSN Nickleri ..:::::
:::::.. Süslü MSN Nickleri ..:::::
:::... ♥ İşin Bitince Beni Sever Misin Anne ♥ ...:::
:::... ♥ Duygular Adası ♥ ...:::
..:: ♥ İsimler Anlamları ♥ ::..






ღ Blog Dostlarım ♥

sessizciglik1
blogdenizi
aysegokce
devederesikoyu1
finduk52
thforever
kayipdunyam
medigul
pinarligunler
atillahakan1
fatsa52kocaeli41bursa16
burcu97
pastacipinar
qonca9758

Blog Dostlarımın Bannerleri

 FiNDuK52

Image Hosted by ImageShack.us







ღ Takvim ve Saat ♥




IP 



Şablon dizaynı Mavinefes.com a aittir. Blogcuya uyarlayan Mavinefes.com' dur. Düzenleyen BeRRa


Blogcu Giriş

Kullanıcı Adı
Şifre

Pazartesi, Aralık 1, 2008 - Kalp Yetmezliği..

Kalp Yetmezliği...
Daha on dokuz yaşındaydı Alp. Hayata meydan okuyan yüreği ve insanlarla olan diyalogu herkesin dikkatini çekmişti. Küçüklük yıllarında görmüştü hayattın acımasız yanını. On dokuz yaşında olmasına rağmen hayatı çok iyi tanıyordu ve hayat onu.

Her şeye inat gülmeyi iyi biliyordu, mutluydu çünkü gözünü bile kırpmadan hayatını feda edebileceği bir aşkı vardı. Kim sevdiği kadar sevilirdi ki. Adı Elif' ti adIna şarkılar yazılan. Alp, Elif' le Bodrum' da yazlıklarında tanışmıştı, karşı yazlığa bir aile taşınmıştı tek çocuklu bir aile. Hikayenin geri kalanı Alp' in günlüğünden alınmıştır.

İsmail amcalar yazlıklarını sattıklarında acaba kim alacak bu evi diye hep merak ederdim. Yeni ev sahipleri tek çocuklu bir aileydi. Bir kız çocuğu, benim yaşlarımda biri. Onu ilk gördüğümde yıldızlardan dilediğim dileğim geldi aklıma; bana benim gibi seven birini göster..! derdim her kayan yıldızın ardından..! dileğim gerçek mi oluyordu, dedim kendime, ya bu oysa diye donup kaldım güzelliğine, attığı her adımda rüzgarla dans eden saçları ve yüzünde insana huzur veren tebessümü, belki de bir melek bu kadar güzeldi, ona bakıp dalmıştım, ta ki annemin bana bakıp gülümsemesine dek.

Elif' le tanışmam o kadar da zor olmadı, nede olsa yeni komşularımızdı ve hoş geldiniz denmesi lazımdı. Onunla tanışıp arkadaş oldum sonra ve bu arkadaşlığımız günden güne büyüdü, şiirlere ve hikayelerle arası çok iyiydi. Ona, yazdığım şiirleri hikayeleri verdim ve hepsini büyük bir zevkle okumuştu ve bana senin yüreğin çok büyük, her şeye yeter diye bir not sıkıştırmıştı sayfaların arasına..! Neden böyle söylemişti ki yazdığım yazılardan mı esinlendi yoksa.

Yüreğimde kıvılcımlar alev almış ve ateşe dönüşmüştü, onu düşündükçe yüzümde hafif bir tebessüm beliriyor ve bazen de midem bulanıyordu, garip bir duyguydu daha önce tatmadığım bir şey.

Ablamı aradı gözlerim, evlenip İstanbula yerleştikten sonra dertleşecek kimsem de kalmamıştı. Hemen telefona sarılıp ablamı aradım karşıma yeğenim Kerem çıkmıştı o minicik sesi ile dayıcım ne zaman gelecekiniz demişti. Yaklaşık altı aydır da görmüyordum onu hala sesi kulağımda bana özlem dolu sesi. Olanları ablama anlattım ve çok hoşuna gitmişti, bana gülümseyen sesi ile peki neden konuşmuyorsun, neden açılmıyorsun demişti. Haklıydı aslında ve ablam kadınların çiçekleri çok sevdiğini tekrarlamıştı bana.Artık konuşmam lazımdı çünkü geçen her gün tatilin bitmesi idi.

Artık onunla konuşmaya karar vermiştim. Ama nasıl ? Dilim tutulmuştu ilk defa, ama imdadıma onun doğum gününün 3 gün sonra olduğunu öğrendim annemden. Tarih 7 Temmuz saat 03:45, ablamın dedikleri geldi aklıma kadınlar çiçekleri çok sever evet güneş doğmadan kapısına güller sermeliyim dedim ve bir sürü gül aldım ve bir gül yağmış misali bahçeleri hep güllerle donatmıştım. Ve beklemeye başladım sonra, aslında onu arayıp çık dışarı demek istiyordum ama kıyamıyordum onu uyandırmaya. Kapının açılmasını bekliyordum ve güneşin bir an önce doğmasını.

Bir an kapı açıldı sonra dışarıya babası çıktı ve kapının önündeki gülleri görünce bu ne hal deyip ayaklarıyla gülleri savurdu.. Ezilen güllere bakıp ağlamaya başladım sonra güller kanıyordu umutlarım çekip gitmişti sanki, ezilen gülleri toplamaya başladım bir, bir ellerim kanlar içinde kalmıştı dikeni acıtmıştı canımı ama haberim yoktu, birden kapı açıldı tekrar karşımda o vardı bu kez, dudaklarım bükük bir vaziyette iç çekişlerimi hakim olmaya çabalarken ve yanağımdan süzülen göz yaşlarımın dudaklarıma ulaşmaya çabaladığı anda, koşup sarıldı bana. Bütün acılarımı almıştı sanki gülü seven dikenine katlanır misali güllerin kan ağladığı anda başlamıştı aşkımız.

Alp ile Elif' in aşkı efsanelere konu olacak şekilde büyüyordu. Yaz tatili bitmiş artık ayrılık anı gelip çatmıştı ama ikisi de İzmir' liydiler ve bu ayrılık, ayrılık olmayacaktı bir bakıma. Aradan aylar geçmesine rağmen tek bir gün bile tartışmamışlardı ve Alp yıldızların ardında saklanan mutluluğu bulduğuna çok seviniyordu.

Bir gün telefonuma mesaj gelmişti mesaj aşkımdandı. aşkım öyle bir yüreğe sahipsin ki, istesem de of diyemiyorum, saraylardan köşklerden öte beni büyüttüğün yer ve sende ki yürek her şeye yeter. Seni çok seviyorum Çok hoşuma gitmişti yazdıkları ve bu büyünün bozulmaması için dua ediyordum her gece.

Ama hayat onları en zamansız zamanda hiç olmadık yerde hiç ummadıkları bir şekilde yüzünü gösterecekti. Aşkları tam birinci yıllarında Alp' in İstanbul' da yaşayan ablasının ölüm haberi geldi, bu haber Alpi adeta yıkmıştı inanmak yaşamak kadar güç gelecekti o an ona. Ne sözler çare olacaktı olanlara nede ölüm her zamanki gibi zamanlı..!

Kalbinde bir acı hissetti bir an, bıçak saplanırmışçasına bir acı, olduğu yere yığıldı sonra, kalbi yetmiyordu sanki bu acıya..! gözlerini açtığında bir hastanede olduğunu fark etti makineye bağlanmış bir beden. Hastanenin penceresinden baktı yakın olan uzaklara ablasının gidişini kabullenemiyordu bir türlü o her şeye yeten yüreği ama buna yetmiyordu işte.

Gözleri Elif' i aradı bir an sevdiği yanı başındaydı, ellerini sıkıca tutup o gitti dedi titreyen sesi ile gözünde zamansız yağmurlar vardı. Bütün acılarını alırmışçasına sarıldı aşkı ona, tam on üç gün bir hastane odasında kabullenme savaşı verdi bir makine yardımıyla.

Ama bu kadarıyla bitmeyecekti her şey hayat acımasız dan öte bir şeydi sanki ablasının ölümüne dayanamayan eniştesi 2 hafta sonra intihar etti ve yeğeni Keremi bir başına kaldığını gördüğünde yine kalbi yetmeyecekti bunlara ve hayat beni daha tanımıyorsun der gibi acı olaylar yaşatıyordu her şeye yeten Alpin yüreğine..! olanlara inanmak ve kabullenmek o kadar güçtü ki tek çare zaman diye bir ses yankılandı kalabalıklarda tek çare zaman.

Artık Alp' in zamana ihtiyacı vardı bir türlü geçmek bilmeyen zamana, herşey tokat gibi duruyordu aile resminde kalan gülümseyen gözlerde...! Elif çaresizlik içinde Alpin günden güne erimesine tahammül edemiyordu ve her zaman yanı başındaydı.artık zaman yavaş, yavaş alıştırmaya başladı acıları, kabullenmişti yüreği öLüMü..!

Aradan aylar geçti tatil yapmak adına da olsa gitmek istiyordu İzmir' den anılılardan kaçmak pahasına..! Bodrum' daki yazlıklarında aşkı ile unutmak istiyordu tamamen her şeyi biraz daha kabullenmek adına..! ve Alp yazlığa gitti ailesi ile birlikte ama Elif' in babasının işlerinden dolayı gidememe durumu vardı. Ama aşkı onun yanında olmak istiyordu ve aşkını dört gözle bekleyen Alpe bir gün telefon geldi arayan aşkıydı ve babasını ikna ettiğini bizi yazlığa bırakıp babasının geri döneceğini söyledi. Alp çok sevinmişti. Aşkı gelecekti o bütün acılarını alan aşkı.

Ve bir Pazar sabahı saat 8 de yola çıktılar, İzmir Bodrum arası 3,5 saat sürüyordu ve Alp beklemeye başladı ve bu bekleyiş öyle sürdü ki yüreğinde bir sıkıntıya dönüştü sonra, saat 11 olmuştu ve beklemek yerine Alp arabaya atlayıp İzmir yoluna gitmeye başladı ama kimseler yoktu ortalıkta taaki bafa gölünün oraya varana kadar, önünde bir kalabalık gördü jandarmalar, itfaiye ve ambulans yüreğindeki sıkıntı boğazında düğümlendi bir an ve arabadan inip kalabalığa koştu sonra, bir araç şeranpolden yuvarlanmıştı o bafanın acımasız yollunda, içindeki korkuyla yüz yüze gelmemek içi dua ediyordu yaratana ama arabayı gördüğünde anlayacaktı yüreğindeki sıkıntının nedenini.

Zorda olsa araçtan çıkarılan yaralılar arsında Elif ve babası yaşıyordu ama annesi olay yerinde can vermişti. Alp büyük bir telaşın içinde saklanan korkuyla sevdiğinin kanlı yüzünü gördüğünde çığlıkları yankılandı herkesin kulaklarında ve korkuya karışmış sesi ile ne olur onu alma benden diye dua etmeye başladı ve yaralıları ambulansa bindirdiler ama hastaneye yetişmeden can verecekti sevdiği kolları arasında.

Alpin göğsüne bir bıçak saplanırmışçasına yere yığıldı, her şeye yeten kalbi yetmiyordu artık olanlara, yetemiyordu. Tam on yedi gün kaldı yoğun bakımda, uyandığında bir hastane akşamının sessizliğinde gerçekler duracaktı karşısında kabullenmek adına bir makineye bağlı bir yürek olanlara yetmeye çabalamakta. Artık aşkı da yoktu yanında, gözlerinde zamansız yağmurlar Anne ve babası Alpin bu durumunu biliyorlardı. Doktorlar bu çocuğun bu acılara bir gün dayanamayıp ölebilir demişti. Ve bir ay hastane odasında kabullenme savaşı verdi bir makine yardımıyla ama artık kabul etmiyordu olanları.

Dayanamıyordu artık , Alp taburcu olmuştu ama yüreği ne kadar yetecekti ki bu acıya. Ve bu acıyı günlüşüne aynen şöyle yazmış; dayanamıyorum artık, bu iğrenç gözyaşlarından ve bir türlü tutamadığım hıçkırıklarımdan bıktım. Aşkım kızma bana ne olur, yanına gelmeye an kaldı. Yüreğim sen varken büyüktü ve her şeye yetendi beklide ama şimdi seni gömdüğüm o toprağın altında sen bensizsin, çok üşüyorum ve bu yüreğin teklemeye başladı yine. İlaçlarımı almam lazım ama sen yoksun

Aradan aylar geçti Alp bu acıya karşı dayanacak güç aramıyordu artık. Taaki günlüğüne yazdığı son yazısıyla hayata gözlerini kapadı.

yüreğim bugün ikinci yılımız ellerimde yine güller var, yine ellerimi kanattım bilmeden. Sensizlik o kadar büyüdü ki artık yetmiyor kalbim, odamda kokun var hala duyabiliyorum. Kerem uyumadan beni öpmeye geldi ve bana dedi biliyor musun dayı Elif abla gelecek yarın üzülme artık olur mu? Hıçkırıklarım çığlıklar atıyor ve bu gözyaşlarını hiç sevmiyorum. Ne olur gel artık ve al beni

Alp yatağına uzandı, ellerinde güller vardı ilk günkü gibi yine kanatmıştı ellerini güller kanıyordu ve o geceden sonra bir daha açamadı gözlerini. Alp kalp yetmezliği sonucu ölmüştü.
[Alıntıdır.]

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum Gönder!

2008-12-11 20:23:10 - acılı

Gönderen isimsiz
ayy süperdi çok duygulandım vallahi
Permanent Link

Sonraki Sayfa

♥.ღ VATANIM ღ.♥




♥.ღ MeNü ღ.♥

Ana Sayfa

Sende Yazmak İçin TıkLa (Forum)

Profilim

Arşiv

İletişim Formu

ღ Bağlantılarım ♥

Fatsa, Kocaeli ve Bursa

YaGmuRum Board

YaGmuRum FM

ღ Ziyaretçi Defteri ♥

SENDE YAZ Söz Uçar, Yazı Kalırmış.. Sende birşeyler yazmak istemez misin.?

♥ Günlük Burç ღ

Günlük Burç
En iyi blog

♥ KaTegoriLerim ღ

♥.ღ BANNERİM ღ.♥

 BeRRa'nin DuyGu Denizi

Banner Kodlarım


♥.ღ Mesaj Panosu ღ.♥




Google Pagerank Checker

♥.ღ ............ ღ.♥